

DRAGON
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar

geri dönüştürülmüş ipliklerden üretilmektedir.
OEKO-TEX® sertifikalı üreticiler ile çalışılmaktadır.

SU 001
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar


SU 002
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar



SU 003
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar


SU 004
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar

SİYAH 001
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar


SİYAH 002
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar


SİYAH 003
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar

MAVİ
-1%20copy.jpg)

70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar
-3%20copy.jpg)
SARI
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar

.jpg)
SARI - MAVİ
70x170 cm, ebruli desenli,
yumuşak polar


001,
46X28cm

003,
47X32cm

002,
48X28cm

005,
48X31cm

004,
48X31cm

006,
48X31cm

Geleneksel ebru sanatını dijital ortamda yeniden yorumlayarak, Asya kültürlerinde sıkça karşılaşılan hareket, ritim ve çizgisel akış anlayışıyla buluşturan bir şal serisi üzerinde çalışıyorum. Bu çalışmada ebru, durağan bir bezeme unsuru olarak değil; süreklilik, devinim ve dönüşüm fikrini taşıyan evrensel bir görsel dil olarak ele alınıyor.
İslam sanatı ile Asya sanat geleneklerinde ortaklaşan bu yaklaşım; başlangıcı ve sonu belirli olmayan çizgiler, tekrar eden fakat birebir aynı olmayan formlar ve yüzey boyunca devam eden bir akış hissi üzerinden kendini gösterir. Bu bağlamda ebrunun yayılımı, hem İslam düşüncesindeki süreklilik ve oluş hâli fikriyle hem de Asya sanatındaki ritmik devinim anlayışıyla örtüşen ortak bir estetik zemine işaret eder.
Ortaya çıkan desenler; sportif–smart casual çizgide, gündelik hayata temas eden ancak üretim süreci ve kavramsal arka planı itibarıyla “sanatçı işi” olarak konumlanan şallar olarak tasarlandı. Akış fikri, bu seride yalnızca görsel bir unsur olarak değil; farklı inanç ve kültürlerin aynı yüzey üzerinde bir arada var olabilmesine imkân tanıyan bir bağlayıcı dil olarak ele alınıyor. Bu yüzeylerde oluşan formlar ise doğrudan betimleyici olmadan, hayvan desenlerine ve onların hareket, ritim ve içgüdüsel varoluş biçimlerine referans veren sezgisel izler taşır.
Bu seriyi Ebruli adı altında, ebrunun tarihsel ve kültürel katmanlarını çağdaş bir yüzey diliyle yeniden düşünme denemesi olarak üretiyor ve paylaşıyorum. Çalışma, benim için hem bir desen pratiği hem de kültürler ve inançlar arasında ortak bir görsel hafıza arayışının parçası.
----------------------
I am working on a wrap series that reinterprets the traditional art of ebru through digital means, bringing it together with the sense of movement, rhythm, and linear flow commonly found in Asian cultures. In this work, ebru is approached not as a static decorative element, but as a universal visual language that carries ideas of continuity, motion, and transformation.
This shared approach within Islamic art and Asian artistic traditions reveals itself through lines without a defined beginning or end, forms that repeat without ever being identical, and a continuous sense of flow across the surface. In this context, the spread of ebru points to a common aesthetic ground that resonates both with the Islamic understanding of continuity and perpetual becoming, and with the rhythmic sense of movement inherent in Asian art.
The resulting patterns are designed as scarves in a sporty–smart casual line, intended for everyday use while remaining firmly positioned as artist-made works through their production process and conceptual background. In this series, the idea of flow is not treated merely as a visual element, but as a connective language that allows different beliefs and cultures to coexist on the same surface. The forms that emerge on these surfaces, without being directly representational, carry intuitive traces that reference animal patterns and their movement, rhythm, and instinctive modes of existence.
I produce and share this series under the name Ebruli as an attempt to reconsider the historical and cultural layers of ebru through a contemporary surface language. For me, the work functions both as a pattern practice and as part of an ongoing visual exploration of a shared memory across cultures and belief systems.